Birinci yıl dönümü kutlu olsun!

Merhaba sevgili günlük, Vicdani ret eylemime başlayalı tam bir yıl oldu. Kutlu olsun! Birinci yıl dönümü yazısı için son bir yılda neler olmuş, basit bir hesap çıkarayım istedim: 23 kez GBT'ye girmişim. Bunların 11'inde tutanak düzenlenmiş. 23 GBT'nin 10'una İstanbul'da metro istasyonu, iskele gibi toplu taşıma noktalarının giriş ya da çıkışlarında denk gelmişim. 10 tanesi … Okumaya devam et Birinci yıl dönümü kutlu olsun!

Birkaç GBT ve iki tutanak daha

Merhaba sevgili günlük, Son iki aydır seni çok ihmal ettim, özür dilerim. Son iki ay sakin geçtiği için değil, yazmak içimden gelmedi pek. Belki de yaşadıklarım birbirine çok benzer olduğu, yazacak yeni bir şey yokmuş gibi hissettiğim için... bilemiyorum. 23 Nisan günü Gökçeada'ya gitmek üzere Kabatepe'de feribot sırası beklerken jandarma kontrolüne denk gelerek onuncu tutanağımı … Okumaya devam et Birkaç GBT ve iki tutanak daha

II. ve III. Mahmutbey vakaları, ilk idari para cezası ve itiraz

Sevgili günlük, Sana anlatacaklarım oldukça birikti son on gündür. Mahmutbey vakalarından başlayayım... 29 Mart Cuma günü şehirler arası bir yolculuğum İstanbul'da sonlanmadan önce yine Mahmutbey'de durakladı. Yolcuların kimlikleri otobüse giren polis memuru tarafından toplandı; bir süre sonra otobüsten dışarı çağrıldım. Ön kapıda bekleyen polis, ben basamaklardan inerken "Gel bakalım babuş" dedi, içimden "Babuş mu?!" dedim, … Okumaya devam et II. ve III. Mahmutbey vakaları, ilk idari para cezası ve itiraz

“Bu ülkenin askere de ihtiyacı var; yapmak istemeyenlere yok”

Merhaba sevgili günlük, Bu kez otelde konaklama maceramı yazıyorum sana. Geçtiğimiz hafta sonu çalışmak üzere önce Kayseri'ye ardından da Erzurum'a gittim. 2 Mart Cumartesi akşamı yaklaşık 30 kişilik bir ekip olarak Kayseri'den Erzurum'a doğru yola çıktık, Pazar sabahı saat 6 gibi Erzurum'da otele giriş yaptık. 6 saat sonra otelden çıkarak Kazım Karabekir Stadı'na gittik. Bir-iki … Okumaya devam et “Bu ülkenin askere de ihtiyacı var; yapmak istemeyenlere yok”

“Kollarını kaldır dersek kaldırırsın, yat dersek yatarsın”

Merhaba sevgili günlük, 23 Şubat Cumartesi günü, soğuk ve karlı bir akşamda, Başakşehir'den evime yine yeraltı yollarıyla dönmeye çalışırken bir kez daha GBT'ye denk geldim. Kirazlı istasyonundaki aktarma noktasında beş-altı bekçi (çarşı ve mahalle bekçileri kanunu), iki de kırmızı yelekli polis memuru kimlik kontrolü yapıyordu. Bakaya olduğum tespit edildikten sonra bekçilerden biri bir kenarda tutanak … Okumaya devam et “Kollarını kaldır dersek kaldırırsın, yat dersek yatarsın”

Biraz gergin bir GBT ve ilk gözaltı tehdidi

Sevgili günlük, 2019'un ilk GBT'si ne kadar romantik geçtiyse, ikincisi bir o kadar sevimsiz oldu. 24 Ocak Perşembe günü bir şehirlerarası otobüs yolculuğunun sonunda İstanbul'a varmışken, içinde bulunduğum otobüs Mahmutbey'deki polis kontrol noktasında durduruldu (ki hemen hemen tüm şehirlerarası otobüsleri durduruyorlardı). Bir memur otobüse girip herkesin kimliklerini aldı ve önünde durduğumuz küçük binaya götürdü kontrol … Okumaya devam et Biraz gergin bir GBT ve ilk gözaltı tehdidi

‘Schengen vizesi denemesi ve iki boş bir dolu’ ya da ‘En romantik GBT’

Sevgili günlük, Mutlu bir yıl dilerim. Benim yılım yeni bir tutanakla başladı, onu anlatacağım sana. Ama önce Aralık ayından bahsedeyim biraz. Aralık ayının başında, bir hafta sonu tatili yapmak amacıyla Schengen vizesine başvurayım dedim. Önceki yazımda tam zamanlı işimden ayrıldığımı söylemiştim; artık kayıtsız çalışıyorum. Bu şekilde Schengen vizesi almanın zor olacağını bildiğimden, iki günlük tatilime … Okumaya devam et ‘Schengen vizesi denemesi ve iki boş bir dolu’ ya da ‘En romantik GBT’

İki aylık aranın ardından

Sevgili günlük, Sana yazmayalı 2 ay oldu neredeyse; bir günlüğe onun sayfalarını mümkün olduğunca seyrek aralıklarla doldurmayı dilediğimi söylemek tuhaf, ama benim için pek kötü bir şey değil tabii bu uzun ara. Ekim ayının sonunda tam zamanlı işimden ayrıldım. Artık her sabah yürüyerek gidip geldiğim bir ofis yok. Şu anda yaptığım iş dolayısıyla İstanbul içinde … Okumaya devam et İki aylık aranın ardından

Altıncı GBT, dördüncü tutanak

Sevgili günlük, Üçüncü tutanağımı almamı takip eden Pazartesi günü, yani 24 Eylül'de, akşamüstü Ayrılıkçeşmesi İstasyonu'ndan çıkarken beşinci kez GBT'ye girdim. O kalabalık içinde önüme atlayarak benden kimlik isteyen polis memuru, üç gün önce düzenlenen tutanağı gösterdiğimde çabucak saldı beni. 6 Ekim Cumartesi akşamı ise Kadıköy-Eminönü vapur iskelesinin önünde GBT'ye denk geldim. Bakaya olduğumu gören memurlar, … Okumaya devam et Altıncı GBT, dördüncü tutanak

Bir hafta, iki GBT

Sevgili günlük, İkinci tutanağın tutulmasının üzerinden henüz 15 gün geçmemişken, 15 Eylül Cumartesi gecesi saat 23.30 civarında, Küçükyalı metro istasyonundan çıkmış, ailemin evine doğru yürürken iki 'bekçi'ye (hani şu geceleri devriye gezen, kahverengi üniformalı polisler) denk geldim. Biraz şanssızım galiba; o saatte o sokaktan kaç kişi geçiyor da polisle karşılaşıyor acaba... Memur beyler bakaya olduğumu … Okumaya devam et Bir hafta, iki GBT