Anayasa Mahkemesi’ne başvuru

Sevgili günlük,

Umarım güzel bir yaz geçirmişsindir. Sana yazmadığım yaklaşık dört ay boyunca bir sürü şey oldu aslında. Önce, dün Anayasa Mahkemesi’ne yaptığım bireysel başvuruyu anlatayım.

Hatırlayacaksın, Şubat’ta verilen idari para cezasına 8 Nisan’da itiraz etmiştim. Bu itirazım Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği kararla reddedildi. Bu karar için de bir kez itiraz etme hakkım vardı. 27 Ağustos’ta verdiğim itirazım ise 9 Eylül’de Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi ve idari para cezası kesinleşmişti.

İtiraz yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yolu açılmış oldu. İdari para cezasının kesinleştiği bana 25 Eylül’de tebliğ edilmişti, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru için otuz günlük bir süre vardı. Vicdani Ret Derneği’nin eşbaşkanı olan Av. Gökhan Soysal’ın desteğiyle bireysel başvuru dosyasını hazırlayarak 24 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’ndeki İstanbul Ceza Mahkemeleri Ön Bürosu’na teslim ettik.

Anayasa Mahkemesi’ne vicdani ret konulu ilk bireysel başvuru beş yılı biraz aşkın bir zaman önce yapılmıştı. Sonrasında onlarca başvuru daha yapıldı. Henüz hiçbiri hakkında karar açıklanmış değil. Anayasa Mahkemesi’nden olumsuz karar çıkması durumunda ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yolu açılacak.


Geçtiğimiz dört ay içinde GBT’lere de denk geldim tabii ki. İlki 12 Temmuz’da, artık açık olduğu her an mutlaka polislerin de orada olduğuna inandığım Ayrılık Çeşmesi Marmaray İstasyonu’ndaydı. Bir arkadaşımla beraber durdurulduğumuzda önce arkadaşımın kimliği kontrol edildi. Sonra benim kimliğimi alan memur, sisteme kimlik numaramı girip girmediğinden emin olamadığım kısa bir süre içinde geri verdi kimliğimi; yolumuza devam ettik.

Ağustos’un sonuna doğru işim gereği seyahat etmeye başladım. Eylül ortasına kadar geçen üç-dört haftalık süreçte Gaziantep, Sivas ve Malatya’da otellerde konakladım, fakat hiçbirinde polisler kaldığım otele gelmedi, hiç tutanak tutulmadı. “Bu işte bir gariplik var,” diye düşünürken, Eylül’ün sonunda e-devlet üzerinden askerlik durumumu bir sorgulayayım dedim nedense. Daha önce denediğimde “EN YAKIN ASKERLİK ŞUBESİNE MÜRACAAT ETMENİZ GEREKİR” sonucunu veren sorgu, bu kez bir belge oluşturdu. Belgede sınıflandırmamın yapıldığı, Ekim 2019 celp döneminde Manisa’daki 1. Komando Eğitim Tugay Komutanlığı’nda olmam gerektiği yazıyordu. GBT’de neden tutanak tutulmadığını, otellere neden polis gelmediğini de böylece anlamış oldum. 26 Haziran 2019’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7179 numaralı Askeralma Kanunu uyarınca sınıflandırmam yapılmıştı muhtemelen.

Aynı sayfada 30 Eylül’e kadar sevk belgesi oluşturmam gerektiği yazıyordu. Bunu yapmadığım için hemen 1 Ekim itibarıyla tekrar bakaya durumuna geçmiş olacağım ki, 3 Ekim akşamı Esenler Otogarı’ndaki metro istasyonunun girişinde bekleyen polisin yaptığı GBT sonucunda tutanak tutuldu. Başta tutanağa imza atmamamın mümkün olmadığını söyleyen memur konuşmamız süresince gittikçe daha fazla sinirlendi ve en sonunda tutanağın altına imzadan imtina yazarak beni başından savdı. Bana imza attıramamanın karşılığını vermek istedi sanırım, tutanağın bir kopyasını almama ya da fotoğrafını çekmeme izin vermedi.

Tam bir hafta sonra, yine bir otobüs yolculuğunun sonunda, İstanbul’un Anadolu Yakası girişindeki polis kontrol noktasında GBT’ye girdim. Önceki GBT’de yaşadığım tartışma, tutanaklara imza atmayarak sağlamaya çalıştığım tutarlılığın her seferinde harcadığım zamana ve yaşadığım gerginliğe değmeyeceğine ikna etmişti beni. İleride fikrimi değiştirir miyim bilemiyorum, ama en azından bu kez imza atmamak için hiçbir girişimde bulunmadım. Yine de özellikle genç polislerin hemen hemen tümünde rastladığım zevzeklikten kaçamadım. Tutanak hazırlanırken polislerden biri “Barış Pınarı’na gönderelim mi seni, ister misin?” diye şaka(!) yaptı.


Şimdi ne mi olacak, sevgili günlük? Verilen para cezası kesinleştikten sonra bakaya olmaya devam ettiğim için, yukarıda bahsettiğim kanunun 24. maddesi uyarınca askerlik şubesi hakkımda suç dosyası hazırlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderecek.

Anayasa Mahkemesi’ne başvuru” için 3 yorum

    1. Daha önce eğitim nedeniyle erteleme yaptığım için bakaya durumundayım.

      Yeni yasa ile birlikte, öyle sanıyorum ki, yükümlülük zamanı gelmiş ve ertelemesi olmayan kişileri otomatik olarak sınıflandırıyorlar artık. Başka retçilerin de benzer durumla karşılaştığını duydum.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s