II. ve III. Mahmutbey vakaları, ilk idari para cezası ve itiraz

Sevgili günlük, Sana anlatacaklarım oldukça birikti son on gündür. Mahmutbey vakalarından başlayayım... 29 Mart Cuma günü şehirler arası bir yolculuğum İstanbul'da sonlanmadan önce yine Mahmutbey'de durakladı. Yolcuların kimlikleri otobüse giren polis memuru tarafından toplandı; bir süre sonra otobüsten dışarı çağrıldım. Ön kapıda bekleyen polis, ben basamaklardan inerken "Gel bakalım babuş" dedi, içimden "Babuş mu?!" dedim, … Okumaya devam et II. ve III. Mahmutbey vakaları, ilk idari para cezası ve itiraz

İki aylık aranın ardından

Sevgili günlük, Sana yazmayalı 2 ay oldu neredeyse; bir günlüğe onun sayfalarını mümkün olduğunca seyrek aralıklarla doldurmayı dilediğimi söylemek tuhaf, ama benim için pek kötü bir şey değil tabii bu uzun ara. Ekim ayının sonunda tam zamanlı işimden ayrıldım. Artık her sabah yürüyerek gidip geldiğim bir ofis yok. Şu anda yaptığım iş dolayısıyla İstanbul içinde … Okumaya devam et İki aylık aranın ardından

Altıncı GBT, dördüncü tutanak

Sevgili günlük, Üçüncü tutanağımı almamı takip eden Pazartesi günü, yani 24 Eylül'de, akşamüstü Ayrılıkçeşmesi İstasyonu'ndan çıkarken beşinci kez GBT'ye girdim. O kalabalık içinde önüme atlayarak benden kimlik isteyen polis memuru, üç gün önce düzenlenen tutanağı gösterdiğimde çabucak saldı beni. 6 Ekim Cumartesi akşamı ise Kadıköy-Eminönü vapur iskelesinin önünde GBT'ye denk geldim. Bakaya olduğumu gören memurlar, … Okumaya devam et Altıncı GBT, dördüncü tutanak

Bir hafta, iki GBT

Sevgili günlük, İkinci tutanağın tutulmasının üzerinden henüz 15 gün geçmemişken, 15 Eylül Cumartesi gecesi saat 23.30 civarında, Küçükyalı metro istasyonundan çıkmış, ailemin evine doğru yürürken iki 'bekçi'ye (hani şu geceleri devriye gezen, kahverengi üniformalı polisler) denk geldim. Biraz şanssızım galiba; o saatte o sokaktan kaç kişi geçiyor da polisle karşılaşıyor acaba... Memur beyler bakaya olduğumu … Okumaya devam et Bir hafta, iki GBT

İkinci GBT

Sevgili günlük, 4 Eylül Salı günü akşam saatlerinde ikinci kez GBT’ye girdim. İşten çıktıktan sonra arkadaşlarımla buluşmak üzere Karaköy’den motorla Üsküdar’a gittim. İndiğim iskelenin çıkışında bekleyen polislerin uzağından geçmeyi başardım, ama biraz ileride bekleyen başka bir gruba takıldım. Bakaya olduğum tespit edildikten sonra vicdani retçi olduğum için askere gitmeyeceğimi, tutanağı imzalamaktan imtina etmek istediğimi söyledim. … Okumaya devam et İkinci GBT

Vicdani retçi bedelli askerlik yapar mı?

Sevgili günlük, Tahmin ediyorsundur; askere gitmeyeceğimi, vicdani retçi olduğumu söylediğim hemen herkes, bununla ilgili konuşurken bedelli askerliği konu ediyor mutlaka. “Bedelli yapacak mısın peki”, “Böyle bir fırsat varken, değerlendir bence, kurtul”, “Peki 21 gün olmasaydı yapar mıydın” gibi soruları, önerileri çok duydum. Kendimce konuya nasıl yaklaştığımı açıklamaya çalışayım. Bedelli askerlik, askere gitmemenin bir yöntemi, evet. … Okumaya devam et Vicdani retçi bedelli askerlik yapar mı?

Ödediğim ilk maddi bedel

Sevgili günlük, Bugün zorunlu askerlik hizmetine bir itirazım olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çeşitli kurumlarına bildirdim. Bunu yaparken Vicdani Ret Derneği’nin web sitesindeki ‘Vicdani Ret’lerini açıklamak isteyenlere tavsiyeler’ bölümünde yer alan dilekçe örneğini kullandım. Askeralma Daire Başkanlığı’na ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na gönderdiğim dilekçelerde, yukarıdaki bağlantıda görebileceğiniz metni aynen kullandım. TBMM Başkanlığı’na gönderdiğim dilekçede ise … Okumaya devam et Ödediğim ilk maddi bedel

Merhaba sevgili günlük

Merhaba sevgili günlük, 1989 yılında doğdum. Doğduğumdan beri İstanbul’da yaşıyorum. Vicdani ret ile tanışmam lise yıllarıma denk geliyor; 2006 ya da 2007 olması lazım. O zamanlar Radikal vardı. Gazete… Perihan Mağden bir köşe yazısında, yanlış anımsamıyorsam, Mehmet Bal’dan söz ediyordu. O yazıda rastladım ilk kez vicdani ret kavramına. Sonra üzerinde düşünmeye, okumaya başladım. Çarklardaki Kum: … Okumaya devam et Merhaba sevgili günlük